Kocam Benim Kilom İle Dalga Geçti

Kocam Benim Kilom İle Dalga Geçti

**Kocam Murat, son dönemde kilomu sürekli diline dolamıştı.** Başlangıçta bunları şaka sanıyordum. Ne var ki sevdiğin kişinin aynı meseleyi tekrar tekrar gündeme getirip seni incittiğini fark ettiğinde, bunun şaka olmadığını anlıyordun.



**Kocam Murat, son dönemde kilomu sürekli diline dolamıştı.** Başlangıçta bunları şaka sanıyordum. Ne var ki sevdiğin kişinin aynı meseleyi tekrar tekrar gündeme getirip seni incittiğini fark ettiğinde, bunun şaka olmadığını anlıyordun.


Bir akşam ailece sofra kurduğumuzda yine başladı.


“Sen biraz kendine özen göstersen aslında çok güzel olacaksın,” dedi gülümseyerek.


Masadaki herkes sessizliğe büründü.


Ben tabağıma bakarken kardeşim Derya usulca su yudumluyordu. Derya benden iki yaş küçüktü ve gerçekten de son zamanlarda zayıflamıştı. Murat bunu fark etmişti.


“Derya’ya bak örneğin,” dedi. “Ne kadar formda kalmış. İnsan kendine baktığında belli oluyor.”


İçimde bir şey parçalandı.


Derya hemen araya girdi.


“Abi, böyle konuşmasan?”


Fakat Murat kahkahayı bastı.


“Ne var ki canım? Gerçeği dile getiriyorum.”


O gece eve dönüşte arabada tek kelime etmedim.


Murat ise sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi radyoyu açtı.


Eve vardığımızda banyoya girip aynanın karşısında uzun uzun kendime baktım. Son aylarda aldığım kiloları ben de görüyordum. Oysa bunun nedeni tembellik değildi. Yoğun iş temposu, uykusuz geceler, kendime ayırdığım zamanın gitgide azalması derken kendimi ikinci plana itmiştim.


Ama o gece ilk kez kilomdan değil, eşimin bana bakışından utandım.


Yatağa girdiğimizde Murat sırtını dönüp uyudu.


Ben ise sabaha kadar düşündüm.


Ertesi gün hayatımda bir değişiklik yapmaya karar verdim.


Ancak Murat’ın istediği gibi onun gözüne girmek için değil.


Kendim için.


Sabah erkenden yürüyüşe çıktım. Kahvaltımı düzene soktum. Doktor kontrolünden geçtim. Kendime uygun bir program oluşturdum. En önemlisi de aynaya baktığımda kendime kötü sözler söylemekten vazgeçtim.


İlk haftalar zorlu geçti.


Murat ise dönüşümümü fark etmesine rağmen destek olmak yerine alay etmeyi sürdürdü.


“Ne oldu? Model olmaya mı hazırlanıyorsun?”


“Bu kadar çabalasan da Derya kadar olamazsın.”


Her kurduğu cümle içimdeki kararlılığı biraz daha pekiştirdi.


Bir gün Derya yanıma geldi.


“Kardeşim, sana bir şey söylemem gerekiyor,” dedi.


“Ne oldu?”


“Senin hakkında söyledikleri beni de rahatsız ediyor.”


Gülümsedim.


“Biliyorum.”


Derya başını eğdi.


“Ben de artık onun yanında seninle ilgili konuşulmasını istemiyorum. Çünkü seni kardeşimden çok daha fazlası olarak görüyorum. Sen benim ailemsin.”


O an gözlerim doldu.


“Teşekkür ederim.”


Aylar geçti.


Ben değişiyordum.


Fakat sadece kilom değil…


Kendime duyduğum saygı, özgüvenim ve hayata bakışım da dönüşüyordu.


Yeni kıyafetler aldım. Saçımı değiştirdim. Yıllardır ertelediğim bir kursa yazıldım. Arkadaşlarımla yeniden buluşmaya başladım.


Murat ise bunların hiçbirini kavrayamıyordu.


Çünkü o hâlâ eski eşini görmeye çalışıyordu.


Bir gün eve geldiğinde beni salonda hazırlanırken gördü.


“Bu ne hal?” diye sordu.


“Arkadaşlarımla dışarı çıkacağım.”


“Kimle?”


“Bunun hesabını vermek zorunda değilim.”


Murat şaşkına döndü.


Çünkü ilk kez ona karşı bu kadar net konuşmuştum.


O gece arkadaşlarımla çok güzel vakit geçirdim.


Eve döndüğümde Murat salonda oturuyordu.


“Sen değiştin,” dedi.


“Evet.”


“Beni artık eskisi gibi dinlemiyorsun.”


“Çünkü artık kendimi dinliyorum.”


Bir süre sessizlik oldu.


Sonra beklemediğim bir şey söyledi.


“Ben sadece şaka yapıyordum.”


Başımı salladım.



“Hayır Murat. Sen şaka yapmıyordun. Benim en hassas olduğum noktadan vuruyordun. Üstelik bunu kardeşimin yanında yapıyordun.”


“Abartıyorsun.”


“Hayır. Sen küçümsedikçe ben küçülmedim. Sadece senden uzaklaştım.”


Bu kez sustu.


Aradan birkaç hafta geçti.


Bir akşam Derya bize geldi. Yemekten sonra Murat yine onun kilosundan söz etmeye yeltenince Derya elini kaldırdı… “Yeter.”


Murat şaşırdı.


“Ne oldu?”


“Benim kilomu da, ablamın kilosunu da konuşmayı bırak.”


Murat’ın yüzü değişti.


Derya sürdürdü:


“Sen ablamı benimle kıyasladıkça onu üzüyorsun. Beni övdüğünü sanıyorsun ama aslında beni de rahatsız ediyorsun. Çünkü bir kadının değerini kilosuyla ölçüyorsun.”


Murat ilk kez söyleyecek söz bulamadı.


O gece ben odama çıktım.


Birkaç dakika sonra kapı çaldı.


Murat içeri girdi.


“Özür dilerim,” dedi.


Yüzüne baktım.


“Gerçekten mi?”


“Evet.”


“Beni kırdığını kabul ediyor musun?”


Başını eğdi.


“Evet.”


“Peki bunu neden yaptın?”


Uzun süre düşündü.


“Sanırım kendi özgüvensizliğimi senden çıkardım.”


Bu cevap beni şaşırttı.


Çünkü ilk kez gerçek bir itiraf duyuyordum.


Ama özür dilemek, kırılan her şeyi anında onarmıyordu.


O gece ona şunu söyledim:


“Beni tekrar sevmeye çalışmana gerek yok. Önce bana saygı duymayı öğren.”


Murat başını salladı.


Sonraki aylar boyunca gerçekten değişmeye çalıştı. Bir daha kilom hakkında tek bir yorum yapmadı. Beni kardeşimle kıyaslamadı. Birlikte yürüyüşe çıkmayı teklif ettiğinde bile bunu “zayıflamam için” değil, beraber vakit geçirmek için yaptığını özellikle belirtti.


Ben de zamanla ona yeniden güvenmeyi öğrendim.


Fakat hayatımın en büyük dersini çoktan almıştım.


İnsan bazen başkasına kendini kanıtlamak için değişmeye başlar.


Sonra bir gün fark eder ki, asıl kazanması gereken kişi kendisiymiş.


Ben kilo verdim mi?


Evet.


Ama kazandığım şey birkaç kilo değildi.


Kendime olan saygımı geri kazandım.


Ve Murat’ı pişman eden şey de kilomun değişmesi olmadı.


Beni küçümseyerek kaybetmek üzere olduğu kadının, artık kendisini küçümsemesine izin vermediğini görmekti.


Çünkü insanın gerçek değeri tartıda yazan rakamla ölçülmez.


Bazen en büyük değişim, aynadaki görüntümüzde değil, kendimize nasıl baktığımızda gerçekleşir.



Devamını oku » »

Yorum Yap