Ege'de 7.2 Büyüklüğünde

Ege'de 7.2 Büyüklüğünde

AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye'nin en hareketli deprem bölgelerinden biri olan Batı Anadolu'daki fay hatlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Sözbilir, özellikle Tuzla, Gülbahçe ve Seferihisar faylarının uzun yıllardır büyük bir deprem üretmediğini belirterek, bu fayların potansiyeline dikkat çekti.

İzmir'in hem karada hem de Ege Denizi'nde çok sayıda aktif fay hattıyla çevrili olduğunu ifade eden Sözbilir, bilimsel verilerin bölgenin deprem gerçeğini göz ardı etmemesi gerektiğini ortaya koydu.

"İzmir'de 17 Aktif Karasal Fay Bulunuyor"

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir ve çevresinde toplam 40 aktif fayın bulunduğunu, bunların 17'sinin karada yer aldığını söyledi.

İzmir merkezli son yıkıcı depremin 1688 yılında yaklaşık 6,8 büyüklüğünde meydana geldiğini hatırlatan Sözbilir, 2020 yılında yaşanan 6,6 büyüklüğündeki Sisam Depremi'nin ise denizde gerçekleştiğini belirterek, kara faylarının uzun süredir enerji biriktirmeyi sürdürdüğünü ifade etti.

Sözbilir, "Tuzla, Gülbahçe ve Seferihisar faylarının deprem üretme zamanı geldiğini gösteren bilimsel veriler bulunuyor. Bu nedenle İzmir'in depreme karşı daha dirençli hale getirilmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Batı Anadolu'da Yaklaşık 200 Aktif Fay Var

Türkiye genelinde 485 aktif fay hattı bulunduğunu belirten Sözbilir, bunların yaklaşık 200'ünün Batı Anadolu'da yer aldığını söyledi.

Bölgenin her yıl yaklaşık 40 milimetre güneybatıya doğru hareket ettiğini ifade eden Sözbilir, bu tektonik hareketin faylarda gerilim oluşturduğunu kaydetti.

Bilimsel verilere göre Batı Anadolu'daki birçok fayın 6 ila 7 büyüklüğünde deprem üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Sözbilir, son yüzyılda bu faylardan yalnızca sınırlı bir bölümünün kırıldığını, önemli bir kısmının ise hâlâ enerji biriktirdiğini söyledi.

Simav Fay Zonu İçin de Dikkat Çeken Değerlendirme

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaklaşık 200 kilometre uzunluğundaki Simav Fay Zonu'nun da önemli bir deprem potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Yedi farklı segmentten oluşan fay zonunun her bir bölümünün 6 ile 7,2 büyüklüğünde deprem üretebileceğini belirten Sözbilir, bölgede yaşanan küçük ölçekli depremlerin bilim insanları tarafından yakından takip edildiğini dile getirdi.

Ayrıca Gelenbe Fayı'nın gerilim transferinde önemli rol oynadığını belirten Sözbilir, bu fay üzerinden oluşabilecek gerilim aktarımının Balıkesir, Akhisar ve Soma çevresindeki fayları etkileyebileceğine dikkat çekti.

"Depreme Karşı Hazırlık Şart"

Uzmanlar, Batı Anadolu'daki deprem riskinin bilimsel çalışmalarla yakından izlendiğini belirterek, yerel yönetimlerin ve vatandaşların depreme hazırlık çalışmalarını sürdürmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir de açıklamasında, fayların uzun süre sessiz kalmasının riskin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirterek, şehirlerin bilimsel veriler doğrultusunda depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Devamını oku » »

Yorum Yap